Şiir

İstanbul’da melankoli

yine istanbul’dayım
karşımda deniz, dupduru berrak,
ve gökyüzünde bir kaç parça bulut
gri,ak.
güneş batıyor ardında
sarı değil turuncu güneş
portakalla eş.
ve kapım çalınsın isteyen bir teyze
elleri ak, buruşmuş.
oturuyor yanımdaki bankta,
belki gençliğiyle buluşmuş.
başı örtülü değil,
giyimi düzgün.
asık değil suratı ama,
belli, bir şeye üzgün.
belki kocasıyla buluştuğu,
ilk yerdir burası.
belki görmediğim bir yerde,
var kanayan yarası.
çoluk çocuk hayırsız,
aramıyorlar belki.
bayramda bile gelmiyorlar,
belki de hiç yoklar ki.
Ayaklarında tokalı terlikler,
çorapları yok, yalın.
ve üstündeki kıyafet,
bir entariye yakın.
bir ona baktım bir kendime
benim ondan farkım
cinsiyetim, yaşım.
ruhum yaşıt belki, saçlarım daha seyrek
oturuyorum yalnız, sadece düşünerek.
avuçlarımın arasında,
ağrıyan başım.
çağırıyor içerden bana
“İstanbul senin neyine”,
“dönsene köyüne!”.
yaşanacak çok şey var belki,
belki pişmanlıklar hediye.
gençliğimin baharı,
belki baharda kalacak.
İstanbul sevdam benimle,
çabucak toprak olacak.
Ama hala bir umut var.
içimde,
şuramda.
belki bir sevdalı yaz,
sevgilide,
saçlarının arasında,
dudaklarının ucunda.
gün batar,
teyze evine gider (sanırım)
karanlık bastırmadan,
kalkayım ben de
yemeğe geç kalırım.

eylül 2007

http://media.imeem.com/m/qZdC43TahQ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir