Reklam

Kalbini sev, kırmızı don giy :)

Bazı sosyal kampanyalar son derece başarılı oluyor. Mesela bir ülke dinimize milletimize laf etse, çocuklarımızın zihni gelişimlerini engellemek için ürünlerinin içine maddeler katsa (Danone yalanı), tersten okunduğunda Allah yok dese (Coca Cola saçmalığı: Coca bitkisinin yaprağından ve cola bitkisinin cevizinden meydana gelen içeceğin adının tersten okunuşunun üzerine ıslatılmış PH kağıdını üçe katlayıp yerleştirdikten sonra sarı ışık altında karanlık odada amuda kalkmış bir şekilde bakarsak dinimize imanımıza sövüyormuş), ürünlerinde domuz eti kullansa hemen herkese yayılır. Şimdilerde internetin gelişimiyle sanal ortamda da bunları kontrol etmek çok güç. İyi ya da kötü söylentiler kısa bir sürede toplumsal bir tepkiye yol açabiliyor.

Geçmişte (1997) susurluk olayıyla ilgili “sürekli aydınlık için bir dakika karanlık” kampanyası sonuca bir faydası olmasa da başrıyla sürmüş ve toplumsal olarak desteklenmişti. Saat 21.00 de herkesin ışıklarını bir dakika kapatması televizyon kanalları tarafından da desteklenmişti. Bunun dışında teröre tepki olsun diye siyah takılan siyah bileklikler de başarılı bir çalışmaydı.
Yakın arada ise Türk Kardiyoloji Derneği ve Becel ortaklaşa kalp sağlığıyla ilgili bir kampanyaya giriştiler. Slogan “Kalbini sev kırmızı giy!”, başarılı sayılabilecek bir de web sitesi var. Aslında 2,5 dk da bir insan kalp rahatsızlıkları nedeniyle hayatını kaybediyorsa buna dikkat çekmek ve insanları bilinçlendirmek takdir edilmesi gereken-ve benim de ettiğim- bir olay. Kampanya konusunda benim takıldığım şeyse kampanyayı sürükleyen sloganın anlamsızlığı. Eğer bu kampanya ile toplumda yukarda bahsettiğime benzer bir etki yaratabileceği zannediliyorsa/zannedildiyse kampanyanın yöneticileri insanoğlunu (hele ki kadınları) tanımıyorlar demektir.

Tek taraflı iletişimden, mesaj vermekten, reklam yapmaktan çift taraflı etkileşime geçmek için biraz daha gerçekçi ve uygulanabilir hedefler koymak gerek. 1 dk ışıkları kapatmak herkesin kolayca yapabileceği ve duyurabileceği bir şey. Kapanan ışıkların da Susurluk olayını protesto etmek için oldukları belli. Aynı şekilde bileğe bir bileklik takmak çok uygulanabilir bir düşünce. Ancak kalp sağlığına dikkat eden insanların kırmızı giymesini istemek çok saçma. Daha doğrusu, fikir güzel ama uygulama aşamasında özel bir hedef, zaman, yer konulmadığı için çok saçma. Nası yani, her gün kırmızı mı giyeyim? Kim her gün aynı rengi giymek ister ki? Hele ki kadınlar. Herkes kırmızı giyiyor diye kırmızı giyen bir kadın görmediğim gibi, aynı mekanda kırmızı giyen iki kadının bile “Ayy, ne kötü o da kırmızı giymiş.” demesini çok doğal karşılarım. Muhtemelen tırnak içinde yazılan kısmı iç sesimizle seslendirmemiz çok da zor olmamıştır :) Bunun yanında iyimser tahminle insanların ortalama 2 (bilemedin 3) kırmızı kıyafeti olsa kim pazartesi giydiği kıyafeti çarşamba da giymek ister ki?

Öte yandan ben pazartesi gaza gelip kırmızı giysem kim bilecek benim kalp sağlığımı düşündüğüm için kırmızı giydiğimi? Kafamda hare mi belirecek?
Belki de yapılması gereken şey insanlara daha makul bir hedef göstermekti. Örneğin “Her pazartesi kızmızı giy” gibi. Yine bir çok insan aynı rengi giymek istemeyecekti ancak pazartesi kırmızı giyen birini görünce “Vaay, Hamdi abi kalbimi seviyorum diyosun haa…” şeklinde bir kulaktan kulağayı sağlayacaktı. Belki de bir kalbinin bile olduğunu bilmeyen Hamdi abinin bu amaçla giyip giymemesi ise pek önemli olmayacaktı. Haftaya güzel başlamak gibi ek bir de misyonu olabilirdi böyle bir hedefin.

Buna alternatif olarak, bu anlamsız kampanya (tema anlamlı, üzerine kurulan kampanya anlamsız) için yapılabilecek şey ise kırmızı don giymek olabilir. Hem şans da getiriyor, yılbaşında bir çok insana şans getirmiştir sanırım. Öte yandan hergün kırmızı don giydiğinizi bilen bir iki kişi olabilir(2 derken lafın gelişi). O kişi de kalbinizi sevdiğinizi biliyordur zaten :)

2 thoughts on “Kalbini sev, kırmızı don giy :)”

  1. >Serhan, bu konu benim de dikkatimi çekmişti ve yakın zamanda Reklam Yazıları grubunda kampanyayla ilgili yazımı paylaşmıştım. Aynen senin gibi düşünüyorum. Sevgiler….Yakın zamanda Türk Kardiyoloji Derneği ve Becel, kalp ve damar hastalıklarının önlenebilir olduğuna dikkat çekmek ve hepimizi sağlıklı yaşama davet etmek için ‘Kalbini Sev Kırmızı Giy’ kampanyasını başlattı. Duyanınız, bileniniz var mı..? Bununla ilgili haberlere göz atmak isterseniz; * Kampanyanın künyesi ve özellikleri http://www.marketingturkiye.com/yeni/Kampanyalar/DetailedView.aspx?detailedid=1283 * Kampanyanın sitesihttp://www.kalbinisevkirmizigiy.com/ * Akşam gazetesinde çıkan bir haber. Bakınız;http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=130760,9&tarih=09.12.2007 Kampanyanın tanıtım toplantısında konuşan TKD Başkanı Prof. Dr. Çetin Erol, 28 Eylül Dünya Kalp Günü’nde, kalp-damar hastalıklarının bir numaralı ölüm nedeni olduğunu hatırlattı. Erol, şunları söyledi: “Kalp her zaman aşk figürü olarak kırmızı çizilir. Kanımızın, bayrağımızın rengi kırmızı. Türk milleti kırmızıyı çok sever. Farkındalık yaratmak için ideal bir renk. Herkesi kırmızı giymeye davet ediyoruz. Dünyada her gün 120 uçak dolusu insan ölüyor.” Sitesinde de şöyle demiş: 'Yeter ki kalbinizin uyarılarını dinleyin. Kalp sağlığının önemini kırmızılar giyerek gösterin.' Neler oluyor, ben anlamadım. Ne aşkı, ne kanı, ne bayrağı, ne milleti, ne kalbi, ne krizi, ne ölmesi, ne kırmızısı, ne giymesi, ne göstermesi…Kırmızı giyerek kalbimi nasıl seveceğim? Sosyal sorumluluk çalışması mıdır bu? Bilinçli tüketim mi amaçlanmaktadır? Nedir tam olarak? Dünya Kalp Günü'nde kırmızı giyinen var mı aranızda? Kırmızı giyinenler dikkatinizi çekiyor mu etrafta?'Dur! Kırmızı gördüm. Kalbin simgesi bu, kan dolaşımını anlatıyor, yediklerime dikkat edeyim' diyen var mı?Mc Donald's mı daha kırmızı, yoksa Burger King, yok yok Akbank, karıştırdım galiba Coca-Cola yaa!Neyse, ben gidip soğuk bir kola içeyim, döneceğim birazdan…

  2. >Burak MC Donalds, Burger King, Coca Cola ve kırmızı ikilileri dikkatimi çekmemişti. Kırmızı sağlığın değil lezzetin rengidir, o yönden düşününce belki de en baştan renkte problem var, bilmiyorum.Aklın yolu bir kardeşim de bizim akıllarla onların akılları aynı düzlemde değil sanırsam :) Kampanya için ne kadar para harcandığını sordum TKD’ye, cevap gelirse burdan paylaşacağım ne kadar paranın çöpe gittiğini…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir