Deneme Düşünce Öykü/Deneme/Şiir

Korku Yazısı

Geleceğe dair korkuların kaynağı belirsizlik, geçmişe dair korkuların kaynağı olan pişmanlığı alt ediyordu her zaman. Fakirin hayalleri vardı ve geleceğe dair elde etmek istedikleri, kaybetmekten korktuklarından fazlaydı. Bu nedenle korkmazdı gelecekten. Açsa aç kalmaktan korkmazdı insan, körse kör olmaktan, ölüyse ölmekten korkmazdı. Yaşıyorsa cenazelere gitmek istemeyişinin ve mezarlıklardan geçerken içinde oluşan ürpertinin kaynağı bu korkudan başkası değildi.

Oysa zengini varlığıyla mutlu eden şeyler, onun aynı zamanda kaybetmekten korkutuğu şeylerdi ve korku kaynağıydı. İnsan toksa hep aç kalma korkusuyla yaşardı. Aç insanları görmemek için yolunu değiştirir, kanalı değiştirir, kendini değiştirirdi. Çünkü o gördükleri korkularını hatırlatırdı. Çünkü tok insanın bedeni bile adapte olurdu buna, bir gün aç kalacağı korkusundan her yerine depolardı yağları. Acıkmadan tekrar yerdi bu insanlar, “Ya bulamazsam yiyecek bir şey” diye. Tabaktaki en çok sevdiği yiyeceği ilk yiyenlerdi onlar. Ortaya az az hepsinden alanlardandı. Yemekten sonra mutlaka tatlı yiyenlerdi. Kahvaltıda en çok çeşidi kim veriyorsa oraya gidenlerdi. “Ölümlü dünya yensin içilsin” derlerdi…

Mutluluk doygunluğu da öyleydi… Mutluluğa aç olan insanı çok küçük şeyler bile mutlu ederdi. Mutsuz olmaktan korkmazdı mutsuz insan. Mutlu olmaktan korkardı. Hatta mutlu olduğu anlarda afallar, “Çok güldük başımıza bir iş gelecek” derdi.

Oysa mutluluk varsa, yok olma ihtimali korkuturdu insanı. Yok olmasın diye çırpınır durur, her yerde depolamak isterdi mutluluğu. Fotoğraflar, videolar, yazılar, parmak izleri,  saç telleri, ilk gidilen konserin biletleri… Ne varsa depolardı insan bir gün aç kalırsa diye.

Korkuyordu gelecekten, hiç korkmadığı kadar…
Yer bile çekmezdi onu, sevdiği olmasa.
En büyük korku kaynağı olmuştu bir anda…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir