Marka Tüketici Davranışları

Lays Ambalajları Neden Değişti?

Merhabalar,

Geçenlerde bir ambalaj tasarımcısıyla bir araya geldik. Reklam ajanslarında çalışan onlarca insan gibi halktan olabildiğince uzak, halkı olabildiğince aşağılayan bir tavır takınıp bir iki de “Başı kapalılar Ülker ne çıkarsa alırlar” gibi faşist ifadeler kullanınca benim tepem attı. Kendisini anlamayan insanlara, sözde sanatının hakkını vermeyen halka karşı takındığı tutum bendeki şalterleri attırdı.

Pazarlamayla ve markayla ilgili iş yapan reklam ajansı, tasarımcı, araştırmacı, stratejist hiç kimsenin yaptığı işe karşılık beklediği tepkiyi vermeyen tüketiciye aptal demeye hakkı yok. Öyleyse giymeyecek o kıyafeti. Mesele zaten ürünümüzü pazarlamayı hedeflediğimiz kitleyi anlamak değil mi? 6 yaşında bir çocuğa şeker satmaya çalışırken, 35 yaşındaki bir babaya araba satmaya çalışırken, 45 yaşındaki anneye makarna satmaya çalışırken nasıl hepsi için ayrı ayrı ve beklentileri ölçüsünde farklı yöntemler izliyorsak, oluşabilecek farklı segmentlerin hepsi için ayrı ayrı iletişim dilleri kullanmak boynumuzun borcudur.

Tam da bunun üzerine Lays zeytinyağlıların ambalajının değiştiğini fark ettim. Biraz araştırmadan sonra sofistike dursun diye mat bir tonda tasarlanan ambalajlı ürünlerin pazarda “Bunlar eski mallar, bunların tarihi geçmiş, bunlar bayat” gibi ifadelere ve bundan da ötesinde böyle hakim bir algıya maruz kaldığını gördüm. İşte bu noktada mat ambalajı eski algılayan halk değildir aptal olan. Öyle algılayacağını önceden ön görememiş olabilir tasarımcı. Zira yeni her zaman risklidir. Ancak ambalajları eski algılayan halka aptal diyenler bu halkın neden AK Parti’ye oy verdiğini, neden Posta okuduğunu, neden Recep İvedik İzlediğini, neden en çok güvendiği sanatçıların başında Seda Sayan’ın olduğunu, neden Tayyip Erdoğan’ın argo laflarına kızmadığını asla anlayamayacaklar.

Bu insanlara kızmıyorum. Onlara sadece acıyorum. Çünkü bu işi empati yeteneği olmaksızın camekanlı plazalarda Starbucks kahvelerini yudumlarken yapmak çok zor.

Yakın tarihte Güven Borça’nın linkteki yazısı okunsun.

Herkese iyi yıllar :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir