Marka

Oldu Mu Şimdi AMK?

Merhabalar,

Biliyorsunuz yakın zamanda yarın çıkacak olan bir gazetenin ilanları sardı dört bir yanı. Bizim gibi marka tutkunları ve reklamcıları cezbetti, akıllıca geldi, beğenildi, takdir edildi vs vs vs… Şimdi şoku atlatıp akıl sağlığıyla düşünme zamanı.

Hayat, biz daha tabiri caizse portakal ağacında portakal dahi değilken, Adem Babamız’ın zamanından bu yana tanımlamalarla sürmüş gelmiş. Somut ve soyut kavramlar insana, kültüre, doğal şartlara ve zamanın gerekliliklerine göre tanımlanmış. Aslında çok ilginç bir olay. Zira yerde bir tane taş buluyorsunuz ve diyorsunuz ki “Bu taş bundan sonra daha farklı anılsın, çakıl taşı olsun bundan sonra”. Sosyal medya, duş jeli, twit, zaman tüneli gibi pek çok kavramın tanımlanışına da şahit olma şansımız oldu. Bunlar da bizim zamanımızın gerekleri.

Peki ticari markalar kendi isimlerine küfür mahiyetindeki bir ifadeyi koyabiliyorlar mı? Yani ben yarın öbür gün SİKTİRGİT diye bir marka koysam ve bu marka çatısı altında bisiklet üretsem bunun reklamını toplumsal alanlarda, bilboardlarda, raketlerde, dergilerde, radyolarda yapabilir miyim? Rtük ya da toplumun ahlak düzeyini savunan her neresi varsa, Kemal Sunal filmlerinde Kemal Sunal’ın “Eşek” dediği kısımlarda “Bip” koyan bir sistem böyle bir ismi afişlere yazmama izin verir mi? Vermeli. Eğer, AMK adında bir gazete olabiliyorsa SİKTİRGİT adında ve daha buraya yazmayacağım envai çeşit küfür adında (ki biliyorsunuz bizim küfür kültürümüz geniştir) marka yaratabilirim. Birine SİKTİRGİT dediğimde bana hakaret davası açabiliyor ve buna karşılık hak iddia edebiliyorsa bu, toplumsal olarak kabul görmüş bir küfürdür. Birine AMK dediğimizde bu henüz dava konusu olmuyor olabilir. Bu da toplumsal olarak tanımlanma sürecinin henüz tamamlanmamasından kaynaklanmaktadır. Bu aradaki süreçte açıklar meydana gelir ve bazı markalar da bu açıktan faydalanır.

Marka, esasında AMK ifadesini tıpkı bizim günlük hayatta kullandığımız gibi cümlenin sonunda kullanarak o çağrışımı yapıyor ve asıl markayı küfür yapan şey de bu iletişim tarzı.

AMK ifadesinin bir küfür olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Bilmiyorsa bizim annelerimiz babalarımız bilmiyordur. AMK kavramı SİKTİRGİT kavramından daha geç tanımlanmıştır. O yüzden toplumsal olarak tam bir yaygınlığı yok. Sosyal medya kavramı gibi. AMK bir küfrün kısaltılmasıdır. Bir küfrün kısaltması hem de karar mercisindeki herkes tarafından bilinen bir kısaltma neden küfür kabul edilmiyor? Mesele tanımlama meselesi değil mi? Mesele toplumsal olarak ortaya konan ifadeden toplum ahlakına zarar verenleri ayıklamak değil mi? Yanlış anlaşılmasın ahlak bekçisi değilim. Ancak henüz tam olarak tanımlanmamış bir küfrü gazetesinin adına koydu diye birilerini alkışlayacak da değilim.

Bazen kendimizi marka, reklam, sosyal medya – her ne varsa etrafımızda – ona fazlasıyla kaptırıp at gözlükleriyle baktığımızı düşünüyorum. Bazen olaylara başka türlü bakmak gerek. Ben AMK’nın marka danışmanlığını yapmaz, reklamını çekmez, içinde haber yazmazdım. Henüz toplumun %100’ü tarafından bilinmiyor olsa da bir küfrün parçası olmak istemezdim.

NOT: Gördüğünüz gibi bu yazıda markacı gözlüğümü çıkardım. Markacı bakış açısıyla hedef kitleye uygun, başarılı bir marka inşasıdır. Nokta.

Ekleme: Öylesi varsa alın o zaman GÖT Spor Gazetesi. Bu da AMK gibi ele alınmalı o zaman: www.gotspor.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir