Tüketici Davranışları

Sanal Ortamda İtibar Yönetimi – Digiturk

İlk örnek, yakın zamanda gündeme gelen Digitürk. Bu örnek şu an kullandığım ve bu yazıyı okuduğunuz mecrayı yakından ilgilendirdiği hatta birebir kendisi olduğu için anlamlı bir başlangıç olacak.

Sanal ortamda itibar yönetimi adına geçtiğimiz yılın en akılda kalıcı ve en büyük hatası Digiturk tarafından yapıldı. Digiturk kendi haklarını korumak adına, bazı blog sahiplerinin Lig TV karşılaşmalarını bazı bilişim altyapılarını (ne olduklarını bilmediğim için böyle afili bir tabir kullandım) kullanarak yayınladıkları için hukuki bir süreç başlatmıştı. Bu süreç sonucunda blogger ve wordpress bir süreliğine kullanıma kapatılmıştı. Her ne kadar 2 gün gibi kısa bir süreden bahsediyor olsak da sanal ortamda bu kadar aktif olan insanların tepki göstermesi çok gecikmedi. Benim konuya ilişkin Digiturk’e yolladığım maile de aşağıdaki gibi, standart ve samimiyetten uzak bir karşılık geldi.
DIGITURK’den Merhaba;
 
Google’in Blog hizmetlerinin kapatilmis olmasindan biz de mutludegiliz. Soz konusu olaya neden teskil eden; yayin haklarisirketimize ait olan Turkcell Super Lig ve Fortis Türkiye Kupasimaclarinin, izinsiz, illegal olarak yayinlanmasina onlem almak istememizdi.
Mac goruntulerimizin ‘izinsiz’ olarak yayinlanmasi Digiturk’un, bu konudaki butun haklarinin ihlali anlamina gelmektedir. Bu ihlalin engellenmesi icin hukuki yollara basvurmak kacinilmaz olmustur.
 
Erisimi engellenen site yoneticilerinin iletisim adreslerine de sozkonusu sitelerde yayin haklarimizin ihlal edildigini ve maclarin’izinsiz canli’ olarak yayinlandigini bildirdik. Kendilerine 1 haftadan fazla sure de verdik. Ancak, geri donus alamadigimiz icin hukuki yola basvurduk.
 
Sulh Ceza Mahkemeleri, bu tarz davalarda genel yetkili mahkemelerdir ve buradan cikan mahkeme kararini uyguladik.
 
Ozetle, biz ‘KORSAN YAYIN’ yapan sitelerle ilgili, kanuni cozumyoluna gittik. Yoksa bloglarin kapatilmasi , iletisim ozgurlugununengellenmesi gibi bir soylem asla soz konusu olamaz. Bizim amacimizda tam olarak ‘iletisim ozgurlugune ve etik yayinciliga’ cozum bulmakicin basvurulmus bir aksiyondu.
 
Saygilarimizla,
 
DIGITURK Musteri Hizmetleri
1) Karardan tüm bloggerların etkileneceğini bile bile kararı uygulamak.
2) Gelen tepkilere hukuki açıdan bakan bir dille cevap verilmesi ve haklılığın savunulması.
Bana göre bu konuda haklı olmanız o konu hakkında her şeyi yapabileceğiniz manasına gelmiyor. Örneğin sınıfta cüzdanınız çalınsa ve içerden birinin çaldığını bilseniz, bu herkesin üstünü başını, çantasını aratabileceğiniz anlamına gelmez. Kaldı ki suçsuz ama mağdur olan diğer insanlar sizin potansiyel müşterileriniz de değiller (içlerinden biriyle çıkmayı planlıyorsanız o ayrı :))

Sanal ortamda Digiturk’un bu hamlesinin etkilerinden bir kaçını burada, burada, burada, burada, burada ve buradaki diğer adreslerde bulabilirsiniz. Bu adreslerden bir kaçında “Blogları kapattıran Digiturk” tabiri bile geçiyor. Sanal ortamda son derece aktif olan bloggerlar çok fazla sinirlenmeden kapatma kararından vazgeçilse bile internette elde edilen hiç bir leke tamamen yok olmuyor. Ünlülerin skandalları gibi bir skandal halini alıyor ve google arattığınızda ilk karşınıza çıkan şeyin skandal olmaması için büyük bir çaba sarf etmek gerekiyor, zira bu iş parayla da olmuyor (Google en fazla ziyaret edilen siteleri en başta sıralıyor).
Bu hatadan sonra çıkıp özür dileyen bir halkla ilişkiler müdürü, müşteri ilişkileri müdürü ya da bir pazarlama müdürü beklerken “Digiturk Hukuk Müşaviri” Bla Bla çıkıp “Aslında yaptığımız doğruydu” diyor. Neye göre doğru, kime göre doğru? Amaç dava kazanmaksa kazandın zaten, ama amaç müşteri kazanmaksa bu yapılan ters yöne gider.
İşin özü: bazen haklı olsanız bile, bu hakkı elde etmek herşeyi yapabileceğiniz ve insanların da size hak vereceği anlamına gelmez. İnsanlar istediklerini istedikleri gibi anlar ve işin kötüsü istedikleri gibi diğer insanlarla paylaşırlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir