Marka Marka Stratejisi

T-Box Mağazaları Neden Kapandı?

Bugün T-Box’ın mağazaları kapandı. Peki neden? Aslında çoğumuz bu sorunun cevabını biliyoruz. T-Box’ın mağazalaşma sürecinin başında, Genel Müdür Eren Çamurdan’ın yaptığı şu açıklama bence her şeyi anlatıyor:

“CFO’nun kalbini sıkıştıracak kadar çok yatırım planlıyoruz, 20 milyon dolara yakın… 5 yıl içinde 200’ün üzerinde mağazaya ulaşmayı hedefliyoruz. Amacımız T-box’ı kutusundan çıkararak daha geniş kitlelere ulaştırmak. Tasarım anlayışıyla dönüşen ve yenilenen T-box mağazaları ile müşterilerimize 300 adetten 20 bin adede ulaşan geniş bir ürün yelpazesi sunuyoruz” (2010)

Bu düşünce yapısı Toblerone’da olsaydı, şimdiye markanın kekten bisküviye, dondurmadan sürpriz yumurtaya kadar pek çok ürünü olurdu. Muhtemelen de biz bilmiyor olurduk.

Bir marka, genişleme sınırını kendisi belirler. Bazı markalar o dar alan içinde iyidir. Çünkü ikoniktir, bir yeri sahiplenir, bir tarzı sahiplenir. O tarz da genişlemeye müsait olmayabilir. Yani T-Box’ın tarzı zaten 200 mağaza ve 20.000 ürün için doğru olmayabilir.

Bizler markaları sağmal inek gibi görüyoruz. Beslensin büyüsün de sütünü sağalım, çifteştirelim danalar doğursun, onları da büyütelim, keselim, hatta çiftlik kuralım istiyoruz onlardan…

T-Box mağazalaşmaması gereken bir markaydı. Bunun nedeni markanın çok özel bir hedef kitleye hitap etmesiydi. Daha geniş kesimlere hitap eden Zara, Mango ve Koton gibi bir marka değildi ve olamazdı da zaten. Bazı markalar çok göz önünde olmadıkları için koruma altındadırlar ve bu onlara karizma da katar. Sabah gazetesinin bugünkü yazısında nedense sürekli bu markalarla kıyaslanmış. Oysa T-Box benzersiz bir markadır.

Markalaşma işi matematik gibi girenlerin çıkanları belirlediği bir iş değil. Neyin tutup neyin tutmayacağını hemen hemen hiç kimse kestiremez. T-Box mağazaları tutmadı diye bol keseden sallıyor gibi görünebilirim. Öyle olmadığını ispatlamam için, çok önceden fark ettiğim bu konuyu o gün yazmam gerekiyordu sanırım ama o zaman da yeri gelmemiş olacaktı. Seçim sonrası, siyasi partilerin neden kaybettiğini ya da kazandığını yazanlar gibi değilim yani…

T-Box adına çok önemli bir hatadan dönülmüş. T-Box, en çok gelecek vaat eden markalardan biri . Mağaza markası değil ama çok iyi bir Kiosk, Corner markası. Belki M&M’in mağazaları gibi 1-2 tane İstiklal’de yer alabilir ileriki yıllarda. Ama mağazalaşmaması gerekiyor. Butik kalması gerekiyor. Herkesin girdiği ve herkesin aldığı bir marka haline gelmemesi gerekiyor ki “özgün” olmanın anlamı bozulmasın. T-Box, bu ülkenin yurt dışında en çok tanınan markalarından dahi olabilir. Ülke içinde mağazalaşma sınırlarını zorlamak yerine bu özgün konsepti Rusya, Almanya, Çin vb ülkelere pek ala taşıyabiliriz.

T-Box adına çok sevindim. Hayırlı olsun Boyner!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir